KONYA

Yakınlarda huzuru aramak için geldiğim Konya’da güzel bir sonbahar günü geçirdim.

Konya’nın bilmediğim bir yönünü keşfettim.

Sille Antik Kenti

Konya’da Roma döneminden kalan bir antik kent olduğunu bilmiyor muydunuz? Ben bilmiyordum. Anadolu Selçuklu döneminde Konya’nın önemi tartışılmaz tabi ki ama 5000 yıllık bir antik kent ile karşılaşmak şaşırtıcıydı.

Hafta içi olduğu için sakin bir zamanda gitmiştim. Erken kalkan erken yol alır yaklaşımıyla saat 9.30’da Sille’deydim. MEB’e bağlı okulların da açılmış olması sebebiyle gayet sessizdi ki benim de aradığım tam olarak buydu.

Pek bir ön hazırlık yapmamıştım açıkçası. Biraz doğaçlama gezmek istedim. Önce güzel bir çay keyfi yaptım. Sonra da Sille Müzesi ile başladım keşfetmeye. Müze iki katlı cumbalı restore edilmiş tarihi bir taş ev. Görsel materyallerle desteklenmiş Sille yaşamı kronolojik olarak anlatan şirin, temiz bir müze. Hiç eleştirmeye gerek yok. Varlığı bile yeter, kaldı ki Sille hakkında temel olarak güzel bilgiler derlenmiş.

Giriş ücretsiz. Mutlaka ziyaret edin.

Sille Müzesi’nden sonra yavaş yavaş sokaklarda yürümek lazım. Bütün binaları beyaza boyanmış, sokakları taş döşenmiş, restorasyonu en azından yapılmak için çaba gösterilmiş bu küçük mahallede kaybolmak müthiş huzur veriyor insana.

Biraz yürüdükten sonra tekrar bir mola vermek için bir bahane olarak dondurmayı seçiyorum. Güzel bir dondurma ve bu sırada Sille’nin yerlisi bir mimar ile ayaküstü muhabbet bana Sille hakkında güzel bir fikir veriyor. Bu fikir ise Sille’ye kışın gelmek. Mevcut bir butik otel var. Bir tane daha yapılmakta. Aklıma yazıyorum. Kış ayında bir hafta sonu Sille’de kalmak. Ama mutlaka kar olacak.

Neyse hayal de kurulduğuna göre Sille hakkında yazmaya devam. Sille’de bir de “Zaman Müzesi” mevcut. Ancak ben özellikle daha sonra tekrar gelmek için bahane olsun diye gezmedim.

Her tarihi lokasyonda olduğu gibi burada da hediyelik eşya dükkanları mevcut. Konya için klasik bir hediye haline gelen Mevlena figüri ile işlenmiş hediyelere ek olarak Sille özelinde bence gidilmesi gereken tek yer “Kolcu Mum” mağazası. Üzerinde yazdığı kadarıyla 1977’den itibaren faaliyet gösteren bu dükkan Sille’de var olan tek otantik mağaza. Kısacası magnet dışında alınabilecek en orjinal hediye.

Sille merkez gezildi. Yorgunluk için dondurma yendi. Şimdi son durak. Kilise. Sille’de bulunan Aya Elena Kilise’sinin inşaasına MS 4. yüzyılın sonlarında Bizans Kraliçesi Helena’nın Kudüs’e haç ziyareti sırasında Konya’da mola vermesiyle başlanmış. Bir kaç defa restorasyon geçiren bu kilisenin en ilginç özelliği ise kapısında bulunan bu kitabe. Karaman Türkçesi ve Yunan alfabesinin karışımı ile yazılmış bu kitabe aslında biraz düşünülse günümüzde çok rahat okunabilir. İlk bakışta ‘tarihinde’ ve Mahmut’ kelimelerini fark edebildiniz mi? Bence mutlaka ziyaret edin.

Konya’da Japon Esintisi: Kyoto Parkı

Konya gezilecek yerler arasında gösterilen bu park adından da anlaşılacağı üzere bir Japon bahçesi Zaten Kyoto şehri ile imzalanan belediyeler arası kardeş şehir anlaşmasının bir çıktısı. Peyzaj bu dokuda yapılmak istenmiş. İçeride bitkisel bir çeşitlilik yok açıkçası tabı bunda iklim farklılıklarının da etkisi var. İçinde bulunan gölette japon balıklarını görmek güzeldi. Ancak içinde bulunan belediye tarafından işletilen cafeteryanın menüsünde daha çok geleneksel Japon yemeği görmek isterdim. Fajita’nın da menüde yer alması ayrıca çok ilginç.

Alaadin’den kalkan tramway ile ulaşım sağlanabilmekte. Merkezi konumda ve ulaşımın bu kadar kolay olması bu parka rağbeti arttırmış. Çardaklarda doğum günü kutlayan vatandaş da mevcut, çay-çekirdek ikilisi ile zaman geçiren halk da. Bu sebeple bu parkın uzun vadede bu güzelliğini koruyabileceğini zannetmiyorum. Bu sebeple, fırsat varken gidilip görülmesi gereken yerler listesine eklenmeli. Ayrıca fotoğraf çekimi için harika bir lokasyon. Profesyonel çekime izin verilir mi bilmemekle birlikte cep telefonu ile de çok güzel kareler çıkartılabileceğinden hiç şüphem yok. Eleştirmeden duramayacağım. Bu park için keşke etrafındaki binaların daha alçak olduğu bir lokasyon seçilseydi. Yanı arka fonda Japon teması ve bizim apartmanlar estetik açıdan beni düşündürüyor.

Biliyorum daha çok gezilecek yer var Konya’da. Aslında bir kısmını gezdim bile ama hızlandırılmış geziler olduğu için tam keyfini çıkaramadım.Bu yüzden tekrar gideceğim ve gittikçe de buradan yazacağım.